Emir Avcı Kimdir?

O aslında bir disleksi olan aynı zamanda etik hacker unvanın sahip ve artık başarılı bir reklamcı dediğimiz sıra dışı biri.. Onun hakkında bilmediğiniz 5 şey’i ilk kez burada öğrenmiş olacaksınız. Cesur cevaplarla karşınızda AVC Bilişim’in Kreatif Direktörü Sn. Emir AVCI..

  1. İlk bilgisayarıma format atmam tam 2 hafta sürdü. 

11 yaşında bilgisayar sahibi oldum. Ve bilgisayar beni o kadar etkiliyordu ki ne soruyor isem cevaplıyor ve benim ona daha çok bağlanmama sebep oluyordu. İlk partnerim bilgisayarım oldu diyebilirim. J Bilgisayarıma format atmak istedim ve bu tam 2 hafta sürdü. Şöyle ki format CD’sini koyduğumda bir tuşa basın yazısını gördükçe sürekli basıyordum, bu böyle 2 hafta sürdü ki en sonunda bir ara mola için balkona çıktığımda formatın 2. Aşamasında olduğunu fark ettim. Geç oldu ama bir kez bastıktan sonra ikinci kez basılmadığını anlamış oldum. Aslında ben disleksi (öğrenme bozukluğu) olan biri olduğum için bunu çok görmüyorum kendime.

  1. Disleksi (öğrenme bozukluğu) olan birisi için hacker olmak güzel bir şey.. Ama başkası için şaşırtıcı olabiliyor ki şaşırmasın derim.

Öğrenme bozukluğumu aslında bir psikiyatriye gittiğimde anladım. Çünkü sözelde ve sayısalda çok başarısız biriyimdir. Çok zorluğunu çektiğimi söyleyebilirim. Konuşmalarda ve okumalarda her şey ters oluyordu. Okulda öğretmenim beni bu nedenden dolayı tembeller kümesine koymuştu. Aslında öğrenme bozukluğu olan insanların zekası üstün ve özel yeteneklere sahip oluyormuş. Ben kendime asla üstün zekayım demiyorum, ama etik hacker’ım diyebiliyorum. Bu arada hatta tanınmış isimler arasında Albert Eistein, Leonardo da Vinci, Tom Crouse, Mickey Mouse, Steve Jobs gibi daha birçok tanınmış isimde disleksiymiş.

  1. Etik Hacker unvanına sahibim ama artık biraz daha gerisindeyim.

Ben güzel bir çocukluk geçirdim. 2002’li yıllarda bir gazetede hacker ile ilgili bir haber okumuştum ve bu beni çok etkilemişti. Araştırmalar yaptım, İngilizce kaynakları Türkçeye çevirerek okudum. Uygulama yapabilmek için bir bilgisayara daha ihtiyacım vardı ve bunun için arkadaşlarımın bilgisayarlarını kullandım. Tabi bu konudan arkadaşlarımın da bilgisi vardı ve sonra abimin bilgisayarında denemeler yaptım. Sonra bu işte kendimi araştırdıkça geliştirdim ve bunun bir sektörü olduğunu, meslek olduğunu öğrendim. Tabi burada önemli olan bir çizgi vardı; bu çizgi iyi ya da kötü olma ile ilgiliydi. Ben bundan tabi ki etik kısmı seçtim ve birçok firmaya bilgi güvenliği danışmanlığı verdim. Ama medya reyting için bunu basında hacker olarak duyurmak istedi.

Şuanda AVC Bilişim Web Tasarım Ajansı’nın kurucu/ kreatif direktörüyüm. Çok farklı bir geçiş yaptım. Çünkü hayalperest olan ve onu reklam bakışıyla markalara uygulayarak onları duyuran biri olmak işin daha ön yüzünde bulunmak beni mutlu ediyor. Tabi bilgi güvenliğini de bırakmış değilim. İşimiz arasında e-ticaret ve özel ürettiğimiz yazılımlarda olduğu için bu sitelerin ve sistemlerin testini ve güvenliğinden ben sorumluyum. Aslında ajans olarak bu bize ayrıca büyük bir artı kazandırıyor.

  1. Alaska’da buz için bir reklam yaparım ve Alaska’da buz satışını başlatırım.

Evet bunu her zaman söylüyorum. Çok yoğun bir hayalperestim ve iyi ki öyleyim diyorum. Hayali gerçeğe yansıttığımda inanılmaz zevk alıyorum. Çünkü reklamcılık bana göre büyük bir okyanus. Ve bu okyanusta kaybolmaya yüz tutmuş markaları kurtaracak bir gemiye birde hikayeye ihtiyaç var. Burada gemi biz, hikayemizde tecrübemiz oluyor. Biz diyorum çünkü ben ekip ruhuna her zaman inanan ve destekleyen biriyimdir. Bir marka unutulmuş ya da var ama halk tarafından görünmeyen, artık dikkat çekmeyen, zamanında çok iyi işler başarmış ama şimdi yok olacak gibi olan markaları istedikleri hedefe sağlıklı bir şekilde ulaştırdığımıza inanıyoruz ki bunu da duyuyoruz. Bence en iyi reklamda kendini duyurabilen reklamdır.

“Alaska’da buz için bir reklam yaparım ve Alaska’da buz satışını başlatırım.” Konusu aslında işin zorluğundan geliyor. Zor olan bir sektörde tutunmasını bildiğimiz hayallerimiz var olduğunu söylüyorum. Buz her yerde bedava olabilir ama bu buz başka buz dediğimizde o buzu başkalaştırmış oluruz ki bu da başlangıç için size bir ipucu olabilir. Bir ürünü eyleme sokarak o ürünle farklı endüstriler oluşturulabilir. Alaska’yı da bu şekilde örneklendirmem işin zor kısmında dahil olsak başarıya ulaştığımızı belirtmek anlamında dile getiriyorum.

  1. Ben sürekli siyah giyen biriyim, iyi ki de siyah giyiniyorum diyen biriyim.

Ben karmaşaları sevmiyorum. Sadeliği seviyorum ve siyah giyiniyorum. İyi ki de giyiniyorum, ben bundan çok mutluyum. Birçok soru alıyorum; Her hangi bir takıntı mı? Hayır. Sıkılmıyor musun ya? Keyif alıyorum. Zevksizsin! Zevkler ve renkler tartışılmaz. Özenti misin? Tek renk giyinmek özentilik değil bir tercihtir. Gibi soru adlığımı, cevaplar verdiğimi biliyorum. Bu beni etkilemiyor. Ben üstüne tak ve çık tarzda olan bir insanım, öyle saatlerce ayna karşısında süslenmek beni çok yoruyor ve zamanımı yok ediyor diyebilirim. Hem bu saatten sonra süslenmeye değil, bakımlı olmaya özen gösteriyorum. Bu bir mesaj mı dersen hayır SMS derim.

Blog köşemizdeki ilk röportajımızı AVC Bilişim’in Kreatif Direktörü Sn. Emir AVCI ile yaptık. Umarız okurken keyif almışsınızdır. Biz çok eğlendik.

Yeni bir çok röportajlar her ay’ın 3’ünde blog sayfamızın röportaj kategorisinde olacaktır.

Keyifli Günler Dileriz.

Genel içinde yayınlandı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.